Feed on
Yazılar
Yorumlar

Archive for the ‘günlük hayat’ Category

Gazetelerin ölümü yere göğe sığdıramadığı, Taksim meydanında öğlen bir posta vatan millet sakarya, akşam iki posta askere uğurlama seremonilerinin her yanıma nüfuz ettiği, ülkemizin yine yeni yeniden içinden geçtiği bu en zor bu en şovenist bu en birlik ve beraberliğe muhtaç ve nihayet bu en şizofren/histerik günlerinde ben gündemden saptım.
Perihan Mağden’e bağlayacağımı fark ettiğim o [...]

Read Full Post »

Düşünün. Bir ülkede doğuyorsunuz, ki bunlardan dünyada ikiyüze yakın var, sonra bu ülkenin devleti size inanılmaz bir tarih anlatıyor; kahramanlıklarla, kutsallıklarla bezenmiş ve siz bu ülkenin bugününden ölesiye/öldüresiye şikayetçi olmanıza rağmen bu ülkeye bayılıyorsunuz. Tanımlayamadığınız “milli değer”lerinizi korumak hayattaki yegane hedefiniz haline geliyor. İnsan olmanın önüne geçebiliyor Türk olmak ve herşeyi mübah kılabiliyor: Belli grupların [...]

Read Full Post »

İki Gün

Dün sabah, geçen sene Amman’daki evinde beni bir hafta misafir eden, prensle tanıştıran, dünya tatlısı emekli büyükelçi arkadaşım Hassan Abu Nimah geldi İstanbul’a. Koşa koşa aldım kendisini havaalanından. 6 yaşında çocuklar gibi bıdı bıdı anlattık birbirimize geçen sene içinde yaptıklarımızı. Kapalıçarşıya gittik, acı birer Türk kahvesi içip, nazar boncukçularıyla pazarlık yaptık. Antikacılara gittik, elmasları pırlantaları [...]

Read Full Post »

Bazı bazı bir dur geliverir insana…
Ne yapıyorum demek için başını iki yana hızlıca savurur
Aynaya bakar!
Nereden nereye de diyebilir nerden geldim nereye gidiyorum da…
Bir şey demeden bakabilir de yalnızca
Yıl sonu mali müfettişleri gibi denetlemeye başlar bazıları kendilerini
Kurumların gölgelerine ve sağladıkları organize yaşama alışmışsa bünyeleri
Ve bu düzenleri ellerinden gitmek üzereyse
Afallayabilirler!
Dilimizden düşürmediğimiz, gözbebeğimiz özgürlük,
Birden çok ürkütücü olabilir…
İşte o [...]

Read Full Post »

Yorulmak…

Uygulanamayan planlar ve bir turlu yakalayamadigim bir zaman…Genis zamanda yasamaya calisirken simdiki zamanin bile gerisinde kalmak…Sabah 11′de bilgisayarin basina oturup arastirma yapacakken yine baska konulara dalmak. Teknolojiyi ve interneti bir kez daha takdir edip konsantre olmaya calismak. Hmmm etnik catismalar, dogru, aslinda hicbiri etnik temele dayanmiyordu. Somurgeciler giderken gucu kucuk gruba birakiyor ve kalanlarla yasadiklari [...]

Read Full Post »

Çocukluğumudan beri aklıma bir şekilde “çingeneler, eğlence, müzik, Romanlık, sokak kültürü, Gırgıriye” gibi birçok yüzeysel kavramla eşleşerek yerleşmiş bir mahalle olan Sulukule’ye hiç gitmemiştim. Biraz duyarlılık, biraz popülistlik sonucu son zamanlarda yıkılması ile gündemdeydi Sulukule.

Biz de “duyarlı”, “entel-dantel” Bilgi’li öğrenciler olarak dün Sulukule’deydik. Aslında Dilek’in Şehir Temsilleri dersinin dönem projesi ile ilgili araştırma yapmaktı gidiş [...]

Read Full Post »

Bir konuda kendi canı yanmadan, o konuyu anlayamayıp hissedemeyenlerdenim. Kendim yaşayınca ise, başkalarının aynı durumda ne yaşadığını hissedebilecek kadar empati yeteneğine sahibim. Ama hala neden canımızı yaktıklarını anlayamıyorum…
Hantallaşmış devlet işleyişi ve kanser eden bürokrasinin tek çözümünün özelleştirme, dolayısıyla da o tüylerimi diken diken eden kapitalizm olduğuna inanmaya başlamışken, Türkiye şartlarında dönüşümün gerçekleşme biçimlerinin farklı ve [...]

Read Full Post »

5 Mart 2006′da usakgundem.com’da yayinlandi

Batı Şeria’da sıradan bir gün. Dört Filistinli ve üç yabancı bir minibüse doluşmuş, kontrol noktalarıyla dolu yolda Cenin’den Ramallah’a gitmeye çalışıyorlar. Şoförün telefonu çalıyor, heyecanla birşeyler konuşuyor ve minibüsü sağa çekip, Filistinli üç erkeği indiriyor. Ne olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yok! Acaba teröristler mi? Yoksa kaçaklar mı? Şoför bir de [...]

Read Full Post »

 

Originally published on Todays Zaman, 25 February, 2007
An ordinary day for West Bank, four locals and three foreigners are trying to go to Jenin from Nablus. Three guys in the minibus get off right before the check point and get back on 10 minutes later from the opposite direction. I have no idea what’s going [...]

Read Full Post »

RÜYALAR

21 Ocak 2007
Rüya 1: Somali ya da Etiyopya’dayım, Afrika olduğunu ve savaş olduğunu biliyorum ama hangisi emin değilim. Ortalık sessiz ve harap olmuş durumda, kimsecikler yok ama her an bir füze düşecekmiş gibi…Koşarak bir camiye giriyorum, yarısı yıkılmış, içeride Ulus Baker ve Ferhat Kentel’le karşılaşıyorum, “siz burda ne yapıyorsunuz, ne oldu” diye soruyorum. [...]

Read Full Post »

Önceki Yazılar»